Shadow

Mabel Matiz ile bir röportaj zaman gazetesi

Mabel Matiz’in dünyasına hoş geldiniz

 

22 Mayıs 2011
 
 
 

 

 
ALİ PEKTAŞ

İki yıldır kimliğini gizleyerek internette şarkılarını yayınladı Mabel Matiz. Geçtiğimiz günlerde ilk albümüyle çıkageldi. Farklı sesi, özgün yorumu ve güçlü şarkı sözleriyle müzikseverlerin bugünlerde en çok konuştuğu isimlerden. Hrant Dink için yazdığı Öteki, “hikayemin başladığı şarkı” dediği “Arafta” hemen hepimize biraz dokundu. Çünkü bizi ve söyleyemediklerimizi anlatıyor.

 

“Kirlendim kirlendim yıkandım/kirlendim kilitlendim/ soydum kendi derimi/Tırnak kontrollerini sevmedim hiç aslında/şefkatten uzattım hep ellerimi” Bu sözlerle başlayan Arafta ve onu söyleyen Mabel Matiz, müzikseverlerin son günlerde adından en çok bahsettiği isimlerden. Özellikle internette, sosyal paylaşım sitelerinde sürekli ondan bahsediliyor, şarkıları paylaşılıyor. Müziği hakkında övgü dolu yorumlar yapılıyor. Kendisiyle aynı adı taşıyan albümü, geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Arafta adlı şarkısı da bugünlerde müzik kanallarında dönüyor. Özgün sesinin yanında şarkı sözleriyle de dikkat çeken sanatçıyı Bob Dylan’a benzetenler bile var. Yeni ve kaliteli üretimlere hasret kalan müzik dünyamızda taze bir nefes gibi gelen Mabel Matiz’le konuşup onu ve müziğini tanımaya çalıştık.

Mabel Matiz’in asıl adı Fatih Karaca. Peki nereden geliyor bu Mabel Matiz? Mabel adını Buket Uzuner’in “Kumral Ada Mavi Tuna” adlı romanından alıyor. Matiz, müziğini tanımladığına inanarak adına eklediği ve “aşk sarhoşu” anlamlarına gelen eski Yunanca kökenli bir kelime. O, bu ismin kendini ve şarkılarını iyi anlattığını düşünüyor. Yoksa popülerlik adına yapılmış bir reklam çalışması değil. Çünkü yaklaşık iki yıldır şarkılarını internet üzerinden yayınlamasına rağmen şahsi bilgi ve fotoğraflarına yer vermedi. Bunun sebebini şöyle anlatıyor: “İnsanların kim olduğunu bilmedikleri bir müzisyenin şarkıları karşısında gösterecekleri tavrı ve ne hissedeceklerini merak ettim. Herhangi bir paketleme ve makyaj olmadan da şarkılarım kabul görür mü, kimlere ulaşır, kimlere dokunur bilmek istedim.”

Erkek öğrenci yurdundan besteler

Mabel Matiz, şarkı söylemeye küçük yaşlarda başlamış. Çocukluğunun geçtiği Mersin Erdemli’de söylemiş ilk şarkılarını. Lise yıllarında gitara heveslenmiş. Asıl müzik macerası ise diş hekimliği okumak için İstanbul’a gelmesiyle başlamış. Üniversitede birkaç cover grubu denemesi olmuş. 2008’de ise kendi şarkılarının demolarını internetten yaymaya başlamış. Şarkıları, çoklarının olduğu gibi Engin Akıncı’nın da dikkatini çekmiş. Akıncı’nın teklifini kabul edince albümün yolu açılmış.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan kartoneti elinize aldığınızda şarkılardan önce M. Fatih Öz’ün çizdiği Mabel illüstrasyonu karşılıyor sizi. Sonra hepsi usta bir şairin elinden çıkmış hissi veren sözler. O sözlerin altında da şarkıların bestelendiği yerler yazıyor. Edirnekapı Erkek Öğrenci Yurdu, Çapa, Cihangir… Peki bu sözler ve şarkılar hangi duygularla yazıldı? Ona şarkılarında ilham veren duygular neler? Yalnızlık ve mutsuzluk olabileceğini söylüyor Matiz. “Özellikle öğrenci yurdunda yazdığım sözler ve yaptığım besteler içime kapandığım zamanların ürünü. Bunun yanı sıra insan olmaya dair birçok şey etkiliyor beni. Şarkılarda ben yaşadığım insanlık hallerinden söz ediyorum.”

Matiz’in farklı bir müzik tarzı var. Ne tam manasıyla pop, ne rock ne de alaturka. Yakın çevresi buna gülse de o, müziğinin aslında pop müzik olduğunu iddia ediyor. “Bu şarkıların popun bir yüzü olabileceği görüşündeyim. Çünkü 80’lerde ve 90’larda söylenen Türkçe şarkıları dinleyerek bugünlere geldim. Onları dinleyerek zaman içinde bir şeyler üretmeye başladım. Onlardaki o çeşitlilik ve doluluk, zaman içinde benim de birçok tür ya da tarzda şarkı yapmamı sağladı. Ben böyle düşünüyorum ama bu konuda tartışmalar devam ediyor. Çünkü kimse benimle hemfikir değil.” En çok sevdiği sanatçılar ise Sezen Aksu, Mete Özgencil, Umay Umay, Yeni Türkü. Yabancılardan da Beatles ve Beach Boys gibi 60’lı yılların müziklerini dinliyor. Zaten albümlerde o zamanlara gönderme şarkılar var.

Bilindiği gibi yeni isimler müzik dünyasına cover ya da düetlerle adım atıyor. Mabel’in hiç böyle bir düşüncesi olmamış. Olaya ‘kolay şarkıyla çıkalım, daha akılda kalıcı şeyler yapalım’ mantığıyla hiç yaklaşmadığını söylüyor. “Kendi şarkılarımı duyurmanın derdindeyim. Cover yapmayı seviyorum ama bence yeni bir müzisyen bir imza koymak istiyorsa ve müzik yaptığını iddia ediyorsa üretmekle başlamalı. Zaten düet ve coverlar zaman içerisinde hikâyesine dahil olur.” Öte yandan Mabel’in şarkıları bugünlerde ünlü sanatçıların da dilinde. Teoman, Göksel ve Keremcem yeni albümlerinde onun şarkılarını seslendiriyor.

Mabel Matiz’in şarkıları öyle sakız gibi çiğnenip bir tarafa atılacak cinsten değil. Dinlendikçe sevilen, sevildikçe daha da anlam kazanan şarkılar. Yalnızlığa, ötekileştirmeye, ayrımcılığa itiraz eden, kafa tutan, aynı zamanda hüzünlü ve melankolik şarkılar. Albümde en çok dikkat çeken şarkılar ise Arafta, Öteki, Zaman ve Barışırsa Ruhum. Albümün aynı zamanda çıkış parçası olan Arafta her ne kadar Mabel Matiz’in kişisel hikâyesinden çıkmış olsa da aslında günümüz insanını özetliyor. “Arafta, ilk yazdığım şarkılardan biri. Bana hep bu hikâyenin başlangıcıymış gibi gelir. Bütünde de bir umudu olan, dinlediğinizde içine girebileceğiniz bir şarkı. Birtakım artı ve eksiler arasında gidip gelmeler yaşıyoruz. Sanırım hepimizi anlatan bir şarkı oldu.”

Öteki’yi Hrant Dink için yazdım

Öteki adlı şarkıyı ise Hrant Dink’in ölümü üzerine yazmış. Ama bütünde bütün ötekiler için yani farklılıkları yüzünden mağdur olmuş, itilmiş bütün insanlar için yazmış. “Birtakım farklılıklarımız, cinsiyetimiz, etnik kimliğimiz ve dini tercihlerimiz bizi birbirimizden daha değerli ya da değersiz kılmıyor. Aslında özünde hepimiz biriz. Öteki şarkısı bu tarz kimlik bilgilerinin önemsizliğinden ve bunları öne alarak bize yapılan baskılardan bahsediyor. Biraz kızgın ve sert bir şekilde.” Albümde dikkat çeken diğer bir şarkı da sözleri Birhan Keskin’e ait olan Zaman. Bu sözlerin kendisini adeta büyülediğini söylüyor sanatçı. Unutmadan söyleyelim. Mabel’i canlı olarak dinlemek isterseniz 10 Haziran’da İstanbul Beyoğlu Alt’a gidebilirsiniz. a.pektas@zaman.com.tr

***

Mutlu değilim ama umutluyum

Çocukluğumdan beri çok fazla Türkçe müzik dinledim. 80’li ve 90’lı yıllarda çıkan muhteşem albümleri ve şarkıları görmüş ve onlarla büyümüş bir dinleyici olarak şu dönemde mutlu değilim. Ama diğer yandan da güzel bir kuşak geldiğini düşünüyorum. İnternette takip ettiğim birçok iyi arkadaş var. Şu an mutlu değilim ama umutluyum.

***

İyi bir şarkı sözü yazarı olmak istiyorum

Yolun başında hayal ettiğim asıl şey, şarkı yazarı olmaktı. Diğer müzisyenlerle buluşup onlarla şarkılarımı paylaşmaktı. İstediğim ve hayal ettiklerimi yapacağım döneme tam olarak girdiğimi düşünüyorum. Çok fazla konser vermek istiyorum. Çünkü konser, benim için çok büyülü. Şarkılarımı çok fazla insana duyurmak istiyorum. Daha uzun vadede klasik albümler yapmak ve iyi şarkılar yazmak istiyorum.

Yorumunuz için teşekkürler