kısa fabl örnekleri

kısa fabl örnekleri
Fabl örnekleri


Rüzgâr Ile Güneş 
Güneş ve rüzgâr kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgâr 

-Ben daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun ? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim demiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş. 

Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş bulutların arkasından çıkıp yaşlı adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmış. 

Sonra , rüzgâra dönmüş nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu söylemiş 



BİR KEDİ İKİ SERÇE

Bir kediyle bir serçe
Bir arada büyümüşler kardeşçe
Sepet, kafes bir arada,
İçtikleri su ayrı gitmezmiş
Gerçi kedi ara sıra,
Serçeye sinirlenirmiş,
Suratında gagasıyla süngü talimi yapıyor diye,
Ama o da zaman zaman
Bir pençecik atarmış serçeye,
Fazla canını yakmadan,
Tırnaklarını tutarak
Yumuşak yumuşak
Serçeyse boyuna bakmaz
Gagalarmış kediyi düpedüz
Kedi ne de olsa daha akıllı,
Hoş görürmüş bu oyunları
– Böyle şeyler olur, dermiş,
Dostlar arasında;
Dostun dosta kızması saçma
Uzatmayalım, kediyle serçe
Şakayı kaka etmiyorlarmış,
Barış içinde yaşayıp gidiyorlarmış
Derken bir başka serçe
Görmeye gelmiş bizimkileri
Bakmış filozof bir kedi,
Cıvıl cıvıl da bir serçe
Dost oluvermiş ikisiyle
Ama bir gün barış bozulmuş,
İki kuş arasında kavga çıkmış
Kedi ne yapsın bu durumda?
Taraf tutmak zorunda kalmış:
– Bu serseri kim oluyor da, demiş:
Kafa tutuyor benim dostuma?
Dağdan gelip bağdakini kovacak ha?
Yoo, demiş kedi, öyle yağma yok
Kedilik adına çıkıp ortaya,
Girmiş iki kuş arasındaki kavgaya
Bir pençede yakalayıp yemiş
Yabancı serçeyi
Bir de ne baksın kedi,
Serçe eti tatlı mı tatlı,
– Dayanamam doğrusu, demiş;
Ötekini de yemiş

 

ODYSSEUS’UN YOLDAŞLARI

Odysseus’la yoldaşları,
Uyup rüzgârların keyfine,
Her gün ölümle burun buruna,
On yıl dolaşmışlar en uzak denizleri
Bir kıyıya varmışlar günün birinde
Gün Tanrı’nın kızı Kirke
Kraliçeymiş orada
Gemiden çıkan yiğitleri
Sarayına buyur etmiş;
Bir içki vermiş hepsine, yaman bir içki:
İçenin aklı başından gitmiş
Sonra başlamış her biri
Yüz ve beden değiştirmeye:
Türlü hayvanlara benzemeye
Kimi ayı olmuş, kimi aslan,
Kimi fil, kimi ceylan
Kimi büyüdükçe büyümüş,
Kimi ufaldıkça ufalmış
Kiminin boynuz gelmiş başına;
Kiminin hörgüç sırtına;
Ne çıkarsa bahtına
Yalnız Odysseus kurtarmış paçayı,
İçmeyip tatlı zehiri
Cin fikirli kahraman
Güler yüz tatlı sözle Kraliçeyi çıkarmış baştan:
Büyücüyü büyülemiş göz göre göre
Tanrı kızı bu, içini gizler mi?
Hemen belli etmiş tutulduğunu
Odysseus fırsatı kaçırmamış,
Kraliçeyi razı edivermiş
Adamlarını yeniden adam etmeye
– Ama git sor bakalım, demiş kraliçe;
Kendileri değişmek isterse, peki
Odysseus hemen koşmuş:
– Dostlar, demiş; gözünüz aydın!
İçtiğiniz zehirin panzehiri varmış,
İnsan olmak istiyoruz deyin,
Hemen getireceklermiş
– İstemem, diye kükremiş aslan;
Deli miyim? Vazgeçer miyim artık
Bu pençeler, bu dişlerden?
Astığım astık, kestiğim kestik
Bir kralım bugüne bugün,
İnsanken köylünün biriydim,
Dönüp asker mi olayım yeniden?
Odysseus aslanı bırakmış,
Ayıya koşmuş:
– Aman kardeş, demiş; şu haline bak
– Ha? demiş ayı homurdanarak;
Ne var halimde?
Ne kusur gördün?
Ayı dediğin böyle olur işte,
Her varlığın güzelliği kendine göre
Neden kendinle ölçüyorsun beni?
Ayı çirkin olur sana benzedi mi:
Beni dişi ayı beğensin yeter
Sen beğenmiyorsan çek git yoluna
Hür ve mutlu yaşarken, hangi ayı döner
İnsanların kulluğuna?
Ne varsa ayılıkta var;
İşte benden bu kadar
Odysseus, şaşkın, kurda gitmiş:
– Ahbap, demiş; bu nasıl iş?
Sen nasıl koyunlarını yersin
O fidan boylu çoban kızının?
Ağlayıp dert yanıyor zavallı;
Kana boyamışsın ortalığı
Sen ki eskiden bir kahramandın
Böyle mi olacaktın?
Bırak ormanları, kan dökmeyi de
İnsan ol yine,
Namuslu, iyi yürekli bir insan
– Var mı öyle şey, demiş kurt;
Ben görmedim doğrusu, bunca zaman
Gelmiş canavar diyorsun bana
Peki, ya sen? Sen nesin? Kuzu mu?
Hiç koyun yediğin olmuyor mu?
Bütün köy yas içindeymiş
Birkaç koyun yedim diye
Ya kendi boğazladıkları?
Allah için söyle, insan olsaydım
Daha az mı kan dökerdim?
Siz değil misiniz, zaman zaman,
Bir söz için ortalığı kana boğan?
İnsan insanın kurdudur, diyen sizsiniz 
Doğrusunu isterseniz:
İnsan olup kurtluk etmektense,
Kurt olup kurtluk etmek daha temiz:
Utanmam hiç değilse
Odysseus kime ne söylese boşuna,
Büyük küçük seviniyormuş her biri
Hayvan oluşuna
Özgürlük varmış, ormanlar cennet gibiymiş;
Canın ne isterse yapmak ne güzel şeymiş
Ne diye sıkıntıya girsinlermiş
İyi adam, büyük adam olacağız diye? 
Keyifleri ardından gitmekle 
Kölelikten kurtulduk sanıyorlarmış
Oysa köleliğin beteri Kendinin kölesi olmak değil mi?

Yorumunuz için teşekkürler