Dünyada ilk Robot çocuk Türkiye’de üretildi

Ülkemiz, Dünyanın ilk çocuk robot’unu icat etti. 

Bilim ve teknoloji dünyası mekanik robot icat etmeye uğraşırken, bu konuda bombayı Türkiye patlattı.

Hem de metal aksam ve mekanik olmayan, derisi, kemiği, saçı, kaşı, damarları, kanı ve bilumum uzuvları ile tıpa tıp insan görüntüsünün aynısı olan bir çocuk robot!

Bu robotları ilk bakışta normal insandan ayırt etmek neredeyse imkansız.

Çünkü; Konuşabiliyor, anlayabiliyor, hissedebiliyor, tıpkı normal bir insan gibi tepki verip, zaman içerisinde yaşlanabiliyor, sonunda ölüyor.

Hatta aşık olup evlenmeleri, çoluk çocuğa kavuşmaları dahi mümkün.

Bu robotların kullanım amacı ve insanlığa katkısını merak ederseniz, şu aşamada robotların tek görevi yarış kazanmak.

Evet evet. 

Yanlış duymadınız.

Bu robotların tek görevi yarışlara girmek, ait olduğu ailelere yarış ve yarışmalar kazandırıp, hatta rekorlar kırmak.

Kendilerinden başka bir istek ve beklenti yok.

Tek amaç; Ait olunan aileye yarış kazandırıp, başkalarının yanında onları gururlandırmak. Bu kadar basit.

Bu robotlar ne kadar tasarım harikası olsa da, başarılarında ait oldukları ailelerin payı çok büyük.

Çocuk robotlar, ailelere verilirken bütün yazılım ve donanımları yüklenmiş olarak verilmesine rağmen, hafızalarını meydana getiren belleklere sürekli bir şeyler kaydetmek mümkün. Bir robotun belleğine ne kadar fazla bilgi yüklenmişse, o yüklenen bilgiler robota yarış anında rakiplerine göre avantaj sağlıyor.

Bir çocuk robotun eğitimi aşağı yukarı 2-3 yaşlarından itibaren başlıyor.

Bu yaştan itibaren tüm aileler robotlarına, aşırı ve düzenli bir şekilde eğitim ve bilgi yüklemesine başlıyorlar. İlk başlarda evlerde verilen eğitimler, daha sonra; Kreş, ana sınıfı, ilk öğretim, Lise, Üniversite, Yüksek Lisans…….. şeklinde uzayarak gidiyor.

Bu dönemde robotların oyun oynaması, kişisel beceri, kültürel faaliyet, eğlence gibi aktiviteleri yasak!!

Çünkü, bir robot hangi yaşta olursa olsun, oyundan ve eğlenceden uzak durmalıdır. Çünkü oyun ve eğlencenin tadına varan bir robot insanlaşmaya başlar! 

Allah korusun böyle bir durumda diğer robotlarla gireceği yarışta şansı düşük olur ve ailelerini tam bir hüsrana uğratırlar.

Bu bakımdan robotlar hiç bir zaman boş bırakılmamalı, sürekli yarışlar için hazır tutulmalıdır.

Çünkü, kazanılması gereken o kadar çok yarış vardır ki!!

-Alıntı-

Yorumunuz için teşekkürler