Anne hakkı nasıl ödenir ne yapmalıyız

İnsanı en güzel bir şekilde yaratmış olan Yüce Allah, ona akıl 
denen nimeti vererek onu bütün yaratıklardan üstün kılmıştır. 
İnsanın mükemmel bir şekilde yaratılıp, diğer varlıklardan üstün 
kılınarak dünyaya gönderilmesinin bir gayesi vardır. İşte insanın bu 
gayeyi bilip o doğrultuda bu dünyada yaşaması gerekir. 
İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi, kâinatın 
yaratıcısını tanımak ve O’na iman edip ibadet etmektir. Zira Yüce 
Allah “Cinleri ve insanları yalnızca (Beni tanımaları ve) Bana 
kulluk etmeleri için yarattım.” (Zariyat, 51/56) buyurmaktadır. 
Demek ki insanın yaratılış gayesi; Allah’ı tanımak, O’na iman 
edip kuvvetli iman ile varlığını ve birliğini tasdik etmektir. Bütün 
peygamberler, insanlara önce bu esası tebliğ etmişler ve bu inanç 
etrafında insanların birleşmeleri için uğraşmışlardır. 
Allah’a kulluk ve ibadetten sonra insanın ikinci olarak, 
Allah’ın yaratıklarına karşı olan görev ve sorumluluklarını yerine 
getirmesi gerekir. Yaratıklar içinde insana en çok yakın olan ve 
insan üzerinde en çok hakkı bulunan, anne ve babadır. Çünkü Allah 
Teâlâ, onları insanın var olması için sebep kılmıştır. Bunun içindir 
ki, Allah Teâlâ kendisine ibadetten sonra ikinci derecede anne ve 
babaya iyilik yapılmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştur: 
“Rabbin sadece kendisine ibadet etmenizi, anne-babanıza da iyi 
davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her 
ikisi, sizin yanınızda yaşlanırsa kendilerine “öf” bile deme; onları
azarlama, ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçak 
gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: “Rabbim, küçüklüğümde onlar 
beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et, 
diyerek dua et” (İsra, 17/23-24) 
Bu ayet-i kerimede Yüce Allah, anne-babaya iyilik ve ihsanda 
bulunmayı ve onlara iyi davranılması gerektiğini belirtmekle 
birlikte onlara nasıl dua edeceğimizi de bize öğretmektedir. 
Yine Yüce Allah, bir başka ayetinde bizleri, anne babaya saygı
konusunda şöyle uyarmaktadır. “Biz insana, ‘anne ve babasına’ 
iyilikle davranmasını tavsiye ettik…”(Ahkaf, 46/15) 
İnsan, anne ve babasına karşı “öf” bile demeyecek kadar saygılı
ve hürmetkâr bir üslup içerisinde olmalıdır. Alabildiğine 
alçakgönüllü, anlayışlı ve onlara daima güzel söz söylemelidir. 
Onlar kendisini yetiştirip büyütürken nasıl emek verdilerse, 
yaşlılığa eriştiklerinde de, kendisi onlara karşı aynı sabrı ve 
şefkati gösterebilmelidir. 
Sevgili Peygamberimiz de anneye ve anne sevgisine özel bir önem 
vermiş, cenneti anaların ayaklarına sermiş, vaktinde kılınan 
namazdan sonra Allah’a en sevimli işin anneye iyilik etmek olduğunu; 
Allah’ın rızasını kazanmanın, cennete ulaşmanın en kestirme yolunun 
anaya hizmetten ve anneyi gereği gibi sevmekten geçtiğini 
bildirmiştir. 
Anne sevgisi, sevgilerin en güzelidir. Anneler, ömür boyu 
sevgiye, saygıya, hizmete ve hürmete layık olan en yüce 
varlıklardır. Anne; bağlılığın, fedakârlığın, cömertliğin, karşılık 
beklemeden vermenin ve sevmenin sembolüdür. Anne ilahi rahmete 
benzer. Hep verir, fakat karşılık beklemez.

Yorumunuz için teşekkürler