Hüseyin Cahit Yalçın kimdir hayatı hakkında eserleri biyografisi resimleri
kaç yaşında, nereli, boyu, kilosu, başarıları

 
Biyografi 1 :Hüseyin Cahit Yalçın


Hüseyin Cahit Yalçın (1874-1957) yazı hayatına Serveti Fünun döneminde edebiyatçı olarak başlamış, II. Meşrutiyet, Atatürk, İsmet İnönü ve DP dönemlerinde her daim sert kalemiyle yazdığı polemik ve eleştirilerle ve aynı zamanda da kültürün yaygınlaşmasına destekleriyle akıllarda kalmış, gazeteci, yazar, siyaset adamıdır.

 

 

1908 'de II. Meşrutiyet'in ilanı ile edebiyatı bırakmış ve politikaya girmiştir. Ağustos 1908'de Tevfik Fikret ve Hüseyin Kazım ile birlikte Tanin Gazetesini kurdu, İttihat ve Terakki'nin siyasi alanda bir nevi kalemşoru oldu. Aynı yıl, 1908-1912 Osmanlı Meclisi Mebusanı'a İstanbul milletvekili seçildi. 1911'de Düyunu Umumiye Dayinler vekili oldu. 1913'ten sonra tek parti haline gelen İttihat ve Terakki'yi eleştirmeye başladı. Haziran 1919'da Malta'ya sürüldü. 1922'de Tanin'i yeniden çıkarmaya başladı. Hükümete yönelttiği ağır eleştiriler ve eski İttihatçıları savunması dolayısıyla 1923'te İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı. 1925'te müebbet sürgün cezası ile Çorum'a gönderildi. Bu tarihten sonra, Atatürk'ün ölümüne kadar politikanın dışında kaldı. 1933 'te Akşam gazetesinde yazılar yazmaya ve Türk kültür hayatının önemli yayın organlarından biri olan Fikir Hareketleri dergisini yayımlamaya başladı. Atatürk'ün ölümünden sonra, İsmet İnönü'nün teklifiyle tekrar politikaya döndü. 1939-1954 yılları arasında Çankırı, İstanbul ve Kars milletvekilliği yaptı. 1954'de 74 yaşında tutuklanarak hapse girdi çıktı.
1957 yılında ölmüştür

biyografi 2  Hüseyin Cahit YALÇIN (1874 - 1957)
Eği­timci, yazar, gazeteci ve politikacı olan Hüse­yin Cahit Yalçın, Edebiyat-ı Cedide Akımımın önde gelen yazarlarındandır. Yazılarındaki tartışmacı yanı döneminin düşünce, sa­nat ve siyasal hareketlerinde etkili olmasını sağlamıştır. Balıkesir'de doğan Hüseyin Cahit lise öğre­nimini burada tamamladıktan sonra girdiği Mekteb-i Mülkiye'yi (bugün Ankara Üniver­sitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) 1896'da bitir­di. Bir süre Maarif Nezareti Mektub-i Kalemi'nde çalıştıktan sonra 1897'de Vefa ve Mercan liselerinde Türkçe ve Fransızca öğret­menliği yapmaya başladı. Mercan Lisesi mü­dürlüğünü de üstlenen Hüseyin Cahit bir yandan da, basın dünyasındaki çalışmalarını yürütmekteydi. Mekteb-i Mülkiye'nin son sı­nıfındayken birkaç arkadaşıyla birlikte Cenab Şahabeddin, Hüseyin Fuat, Mehmet Rauf gibi genç yazarların yazılarının yayımlandığı Mektep dergisini çıkartıyordu. Daha sonra Edebiyat-ı Cedide topluluğuna katılarak Servet-i Fünun dergisinde öyküler, sanata ilişkin makaleler yayımlamaya başladı. Bir yandan da Tarık ve Sabah gazetelerindeki yazılarıyla yeni edebiyatı savunuyordu. 1900'ün başında Tevfik Fikret Servet-i Fünun'dan ayrılınca, derginin yönetimini üstlendi. Bu arada Fran­sızca'dan çevirdiği "Edebiyat ve Hukuk" adlı bir yazıda Fransız Devrimi'nden söz edildiği gerekçesiyle Servet-i Fünun Abdülhamid yönetimince kapatıldı. II. Meşrutiyet'in ilanı­na (1908) kadar yazı yaşamından çekilen Hü­seyin Cahit bu tarihte memurluktan ayrılarak Tevfik Fikret ve Hüseyin Kâzım Kadri'yle birlikte Tanin gazetesini çıkarmaya başladı. Gazetesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin görüşlerini savunmaktaydı. Aynı yıl İttihat ve Terakki Cemiyeti'nden İstanbul milletvekili seçilerek Osmanlı Mebusan Meclisi'ne girdi. Meclisin ikinci dönem çalışmalarında meclis başkanlığını yürüttü.

31 Mart Ayaklanmasında gerici güçler matbaasını basarak Hüseyin Cahit'i öldürmek istediler. 1913'te gazetesini İttihat ve Terakki Fırkası'na devreden Hüseyin Cahit'e Düyun-ı Umumiye'de görev verildi. I. Dünya Savaşı sonrasında İstanbul işgal edilince İngilizler tarafından tutuklandı. 1919'da Malta Adası' na sürgün edildi. Sürgün yıllarında İngilizce ve İtalyanca öğrenerek "Oğlumun Kütüpha­nesi" adlı çeviri dizisini hazırlamaya başladı. 1922'de sürgünden dönünce Tanin gazetesini yeniden çıkarmaya başlayan Hüseyin Cahit bir yandan da bu dizi çerçevesinde çeviriler yaptı. Tanin gazetesinde özgürlük ve demok­rasiyi savunan, yapılan yenilikleri ve yasaları eleştiren yazıları yüzünden İstiklâl Mahkemesi'nde yargılandı. Bu yargılanmada aklandıysa da, daha sonra ikinci kez aynı mahkemede yargılanarak Çorum'a sürgün edildi. 1925-26 yılları arasında 1,5 yıl sürgünde kalan Hüse­yin Cahit İstanbul'a dönünce çeşitli işlerde ça­lıştı. 1932'de gerçekleştirilen Birinci Türk Dil Kurultayı'nda savunduğu fikirler dönemin yö­netim kadrolarınca olumlu karşılanmayınca, yönetim kurulu üyesi olduğu Sanayi ve Maadin Bankası'ndaki görevinden uzaklaştırıldı. Çeviri yaparak geçimini sürdürme çabalan olumlu sonuç vermeyince Milli Eğitim Bakan-lığı'na İstanbul'da öğretmenlik için başvur-duysa da reddedildi. Bunun üzerine yaşamını, 1933'te çıkarmaya başladığı Fikir Hareketleri dergisiyle sürdürmeye çalıştı. Bu arada bir sü­re siyasetten uzak kaldıysa da, 1938'de yeni­den siyasal çalışmalara başladı. 1939'da Çan­kırı, 1943 ve 1946'da İstanbul milletvekili ola­rak meclise giren Hüseyin Cahit Yalçın 1943'te Tanin gazetesini üçüncü kez yayımla­maya girişti. 1948'de Ulus gazetesinin başya­zarlığını üstlenerek Atatürk ilkelerini ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüşlerini savu­nan makaleler kaleme aldı. 1950'de Kars mil­letvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi' ne girdi. Ama iki yıl sonra Ulus gazetesinde çıkan bir yazısından ötürü dokunulmazlığı kaldırılarak yargılandı. 1954'te Demokrat Parti yönetimine karşı yayımladığı yazılar nedeniy­le 29 ay hapse mahkûm edildi. O günlerde 80 yaşında olan Hüseyin Cahit Yalçın bir süre tutuklu kaldıktan sonra yaşı ve hastalığı nede­niyle serbest bırakıldı.

Hüseyin Cahit Yalçın ilk romanı Nadide'yi (1892) lise ikinci sınıf öğrencisiyken yazdı. Ahmed Midhat Efendi'nin etkisi görülen bu ilk romanında Serez'de dinlediği bir olayı anlatıyordu. Gerçekçi bir yaklaşımla genç bir öğrencinin duygu ve düşüncelerini ele aldığı, ruhsal çözümlemelere dayanan ikinci romanı Hayal İçinde (1901) Servet-i Fünurida tefrika edildi. Yalın ve yapmacıksız bir dil kullanan Hüseyin Cahit Yalçın öykülerinde İstanbul'da yaşayan seçkinleri ve azınlıkları konu almış ve gerçekçi bir dille anlatmıştır.

Başlıca yapıtları arasında, öykülerini topla­dığı Hayat-ı Muhayyel (1897), Hayat-ı Hakikiye Sahneleri (1909), Niçin Aldatırlar (1922); makale ve anılarını topladığı Kavgala­rım (1910), Edebi Hatıralarım (1935) ve Siya­sal Anılar (1976) sayılabilir.