Ara Bul Öğren

Aradığın herşey burada

Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Nasrettin Hocanın Bilinmeyen Fıkraları

Nasrfettin Hoca Fıkraları
Nasrettin Hocanın Komik Fıkraları

Nasrettin Hoca en büyük halk filozofumuz ve mizah üstadımızdır. Ünlü fıkraları bütün dünyada yaygındır, birçok dile çevrilmiştir.İşte bunlardan bazıları:

Acemi Bülbül
Hoca merhum, bir gün bir bağa girer. Bakar ki dallarda zerdaliler altın gibi parlıyor, şunu da yiyeğim, bunu da yiyeğim derken zerdali ağacına çıkar. Tam o sırada bağın sahibi elinde sopayla görünce ne yapsın? Başlar bülbül gibi ötmeye... Bağ sahibi ağacın altına gelince sorar:
- "Kimsin sen? Ne yapıyorsun orada?" diye.
- "Görmüyor musun?" der hoca. "Ben bülbülüm, yuvam burada..."
- "Ay, bülbül böyle mi öter?"
- "E... artık uzun etme sen de... Acemi bülbül bu kadar öter işte."

* Yukarıdaki fıkraların kopyalanması telif hakları gereği anonim olduğu için serbesttir. Bu maddeyi yazmamın sebebi de gerçek dışı Nasrettin Hoca fıkralarının kopyala yapıştır yöntemi ile gün geçtikçe çoğalmaktadır. Hiç değilse doğru bilinen fıkralar çoğaltılırsa yanlıştan dönülmüş olur.

İnanmıyorsanız Ölçün


Bir gün Nasrettin Hoca'ya sorarlar:
- "Sence dünyanın ortası neresidir, kuzum?"
Hoca da hiç düşünmeden cevap verir:
- "Ayağımın bastığı yerdir."
Fakat oradakiler inanmazlar, "Amma yaptın ha" derler. "Ne malum?"
Hoca içerler: "Bana sordunuz, ben de söyledim." diye cevap verir. "İnanmıyorsanız ölçün!"

Eşeğin Sözü


Bir gün bir ahbabı Hoca'ya gelir. İki saat için eşeğini ister. Kasabaya gitmek niyetindedir; "Kasaba dönüşü getiririm." der. Hoca bir lahza durur; Sonra vermemek için şöyle bir şey uydurur:
- "Bu işini görmeyi doğrusu çok isterdim, ama yok hayvan evde, demin verdim."
Tam ahbabın ayrılacağı sıra içeriden bir ses gelir; gittikçe de yükselir. Eşek ahırdan anıra anıra evde olduğunu bildirmektedir. Bir ses ki, ne pencere kalır, ne cam. Fena bozulur adam.
- "Aşkolsun Hoca!" der. "Evdeymiş eşek. Beni kandırdın demek."
Hoca kızmaktan başka yol bulamaz. Bir bağırır dostuna avaz avaz.
- "Bakın hele, nezaket var mı şunda? Sen, karşındakini ne sanıyorsun? Benim sözüme inanmıyorsun da eşeğinkine mi inanıyorsun?"

Peşin Para


Nasrettin Hoca'nın birine borcu varmış. Epey bir zaman borcumu geri bıraktırmaya muvaffak olmuşsa da günün birinde alacaklısı dayatmış, parayı isterim diye tutturmuş.
- "Hocam, şu bizim parayı artık ver." demiş.
Hoca: "Hayhay" deyip gülümsemiş. "Para senin, borcumu inkar etmiyorum. Dur da biraz konuşalım."
Adam, parasının alacağı umuduyla Nasrettin Hoca'nın anlatacaklarını dinlemeye koyulmuş. Hoca eliyle bahçesinin kenarındaki kazılmış yerleri işaret ederek.
- "Bak" demiş. "Şurasını görüyor musun?"
- "Evet görüyorum."
- "İşte oraya diken ektim."
- "Diken mi ektin? Ne olacak o dikenler?"
- "Baharda o dikenler çıkacak, büyüyecek; yoldan geçen koyunların tüyleri o dikenlere takılacak, ben de o yapağıları toplayacağım. Eğirip iplik yapacağım. O ipliği satıp elime geçen parayla sana borcumu vereceğim."
Zavallı adam bu uzun hesap karşısında gülmekten kendini alamayınca Hoca, "Seni köftehor seni" der. "Peşin parayı görünce nasıl gülersin, değil mi?"

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile