Bart Kosko in Fuzzy Thinking adlı eserinin özeti kahramanları yazarı anafikri hakkında bilgiler ve değerlendirmeleri yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Adı:Fuzzy Thinking

Yazarı:Bart Kosko

İki bin yıldan fazla bir zamandan beri Batı bilimi mutlaklar üzerine kuruludur. Her şey siyah yada beyaz, canlı veya ölü, hep yada hiçtir. Bir insan olarak bizler dünyanın aslında böyle olmadığını biliriz, dereceli değerlerin uç değerler arasında varolduğunun farkındayızdır. Fakat şu ana kadar bilim bu belirgin olmama durumlarını bir yerlere koyma hususunda çaresiz kalmıştır.

Fuzzy Logjc-Bulanık Mantık onlarca yıldır olması için beklenen bir bilimsel devrim olmuş ve onun merkezi prensipleri insanlık ile dünya arasındaki ilişkileri büyük oranlarda değiştirecektir. Soru ise bunun hangi seviyede gerçekleşeceğidir. İkili değerler üzerine dönen eski dünya gelecekte fuzzy olacaktır. Bir düşünürün dediği gibi “hayat fuzzy”dir. Fuzzy Thinking tecrübelerimizi ve düşüncelerimizi yapılandırmanın değişik ve radikal bir yolu olması hakkındadır, ve gerçeği algılamamızı değiştirecektir. Yazar “ Bir gün bilimin doğru olmadığını öğrendim” diye söze başlamakta “Gününü hatırlamıyorum ama o anı hatırlamaktayım. 20. Asrın tanrısı artık tanrı değildi.” demektedir. “Bir hata vardı ve herkes bu hatayı yapıyor şeklinde görünmekteydi. Her şeyin ya yanlış yada doğu olduğunu söylemekteydiler, ama hangilerinin doğru hangilerinin yanlış olduğu konusunda her zaman kendilerinden emin değillerdi. Ama kesinlikle `her şeyin` ya yanlış yada doğru olduğundan emindiler. Çimenin yeşil olduğunu, atomun titreştiğini, veya Türkiye’deki göl sayısının düzgün veya düzensiz bir sayı olduğunu söyleyebilirlerdi. Onların hepsi ya tamamen doğru yada tamamen yanlış, siyah veya beyaz, 1 veya 0’dı. Gerçekte ise bunlar ‘mertebe-derece’ ile ilgili bir olgudur. Bütün gerçekler birer derece meselesi olmaktadır. Gerçeklerin hepsi her zaman derecesine göre fuzzy veya belirsiz veyahut da yanlış olmaktaydı. Sadece matematik siyah ve beyazdır ve o ise bir kısım sembol ve kurallardan oluşan yapay bir sistemdir. Şimdiye kadar hiç kimse %100 yanlış veya doğru olan tek bir hakikat ortaya koyabilmiş değildir, sadece bunun böyle olduğunu söylerler. ‘İnsan yaşamının seyrinin düzenlenmesi için her düzenli şemaya veya tarza belirli bir dozda anarşizm enjekte etmek gereklidir’, demektedir Bertrant Russel.

Fuzzy Logic işte bu yeni dünya biliminin iyi dozda ayarlanmış anarşizmi durumundadır. “Fuzzy teorisi yanlış, yanlış ve zararlıdır. İhtiyacımız olan şey daha fazla mantıklı düşünmektir, daha az değil. Fuzzy Logic’in tehlikesi, şimdiye kadar bizi hayli sıkıntıya sokan yanlış düşünme çeşidini cesaretlendirecek olmasıdır. Fuzzy logic bilimin kokainidir. “ demektedir Professor William Kahan. Sanki günümüz biliminin gittiği yolun ve bilimin özünde gerçekleri ifade ettiği kanısındaymış gibi. Oysa “günümüze kadar ki ‘gerçeğe` yönelik matematiğin kanunlarının hiçbiri mutlak değildir, madem mutlak değiller, o zaman gerçeğe de yönelik değildirler” demektedir Albert Einstein. Bu ise bilinen bilimin hiçte öyle doğruları ifade etmediğini söylemektedir. “Fuzzy’lik-bulanıklık bir çeşit olasılıktır. Fuzzy lojik ile yapabilecek herşeyi olasılık yöntemi kullanarak bir kontrolör dizayn edebilirim.” demektedir Professor Myron Tribus. Peki bir kağıt üzerine çizilmiş çember şekli hangi olasılıkla çemberi ifade ediyor? sorusu nasıl açıklanacaktır. Elinize bir elma alınız, bu bir elma mıdır? Elinizde tuttuğunuz obje uzay-zaman evrenine aittir ve buna elmaların nerede olduklarından bağımsız olarak elmalar kümesi deriz. Bir ısırık alın, çiğneyin, ve yutun. Elinizdeki bu obje hala bir elma mıdır? Evet yada hayır? Başka bir ısırık alın. Bu yeni obje hala bir elma mıdır? Başka bir ısırık daha, ta ki bitene kadar devam edin. Bu elma varlıktan varolmamaya, oradan da hiçliğe doğru değişmektedir. Peki bu elma-elma olmama çizgisini nerede geçer. Elinizde yarım elma tuttuğunuz zaman elma orada olduğu kadar orada değildir de. İşte yarım elma fuzzy elmadır, siyah ile beyaz arasındaki griliktir. Bulanıklık griliktir (fuzzy » bulanık). Aynaya baktığımızda aynı sorularla her gün yüzleşiriz. Yüz, saç, diş ve deri değişmiştir. Baktığımızda moleküler seviyede çok düzgün ve yavaş olarak değişirler. Yaşlandıkça yavaşça, bir anda bir hücre, bir molekül olarak benlikten yokluğa doğru değişiriz. Herhangi bir anda bir hücre veya bir molekül bağlanır veya çözülür, ve yine quarklar, bizim bilinen en küçük madde birimimiz, bizim bilmediğimiz bir yolla bir anlık zaman birimi içinde böyle bağlanır veya çözülürler. Siyah-ve-beyaz etiketleri bu şeylerin üzerine yapıştırabiliriz ama bu etiketleme doğruluktan doğru olmamaya doğru maddenin bu değişimi sırasında bir dönüşüm geçirir. Dünya ‘gri’dir ama bilim ‘siyah-ve–beyaz’dır. Sıfırlardan ve birlerden bahsederiz ama doğruyu bunların arasına koyarız. Fuzzy bir dünya ama fuzzy olmayan tanımlar ve açıklamalar. Bilinen anlamdaki mantık ve bilgisayar programlama cümleleri hepsi doğru veya hepsi yanlıştır, 1 veya 0. Fakat dünya hakkındaki cümleler değişiklik arz eder.

Gerçek hakkındaki cümleler tamamen doğru veya tamamen yanlış değildir. Doğrulukları toplam doğruluk ile toplam yanlışlık arasında, yani 0 ile 1 arasında, yatmaktadır. Onlar ‘tek-değerli’ değil ‘çok-değerli’ olmaktadır, yani gri, yani fuzzy. Mesela bir dinleyici topluluğuna kimlerin bayan olduğu sorulsa, bayanların elleri havaya kalkacaktır. Bu işte fuzzy olmayan bir kümeyi belirtecektir, mesela 25 erkek 26 kadın. Daha zor bir soruya gelecek olursak, kimler işinden memnun? Belki başta %60’ının eli kalkacak, ve bunların%20’si tekrar indirecektir. Kimler işinden memnun değil? Yine belki başta %50’ın eli kalkacak, ve bunların%15’i tekrar indirecektir. İşinden %100 memnun olanlar, %100 memnun olmayanlar ve arada olanlar. İşte bu da fuzzy kümesini oluşturmaktadır. Yani A ve A’nın-değili kümesi. Fuzzy Logic insanların günlük konuşma ve algılama tarzından yola çıkarak, “az yoğun trafik, biraz kalabalık, az pişmiş, çok yoğun” gibi ara değerler içeren mantık cümlelerini değerlendirebilen IQ’su yüksek makineler üretme proseslerinin sistematize edilmesidir.

Fuzzy Thinking ise hem bunu bilimsel anlatımı hemde günlük yaşantımızdaki kıyaslamaları ile uygulama örneklerini irdeleyen bu konu üzerinde bir başyapıt niteliğindedir.