dinler Arasında İslam Dini
Sizinde sorunuzda belirttiğiniz gibi yeryüzünde onlarca din mevcuttur. Bunlardan bazılarını sıralamak gerekirse;

İslam dini
Hristiyanlık
Yahudilik
Mecusilik
Hinduizm
Budizm
Sihizm
Bahailik vb.
Yukarıda sıraladığımız dinlerin dışında da bir çok din bulunmaktadır. Şimdi bu dinlerden hangisinin hak olduğunu nereden anlayacağız? Hak bir tanedir ve bu dünlerin hepsi kendilerinin hak olduğunu iddia etmektedir. Peki bizim ölçümüz ne olacak?

İlk Ölçü Akıl Olmalıdır
İnsanı diğer bütün varlıklardan ayıran en önemli özelliği aklıdır. Bu yüzden bütün dinler arasından hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamak için başvurması gereken ilk araç akıldır. İnsan aklını kullanarak bir çok dini tek bir soruyla eleyebilir.

Örneğin kendisini hak olarak gören bir dini ele alalım. Mesela Hristiyanlık. Hristiyanlık dini kendisinin hak olduğunu kabul eder ve İslam dinini kabul etmez. Bunun altında yatan en önemli neden ise Hz. İsa’nın (as) peygamber oluşunu kabul etmeleri ve Hz. Muhammed’in (saa) peygamber oluşunu kabul etmemeleridir. Bu durumda Hristiyanlara şu soruyu sormak gerekir.

Neden Hz. İsa’yı peygamber olarak kabul ediyorsunuz da Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul etmiyorsunuz?

Size verecekleri en önemli cevap Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu, ölüleri dirilttiği gibi mucizeleri olduğu gibi nedenlerdir. O zaman sormak lazım babasız dünyaya gelen birisi Allah’ın oğlu oluyorsa Hz. Adem neden Allah’ın oğlu değil? Adem’i topraktan yaratan Allah, Hz. İsa’yı Hz. Meryem’in rahminde bir su damlası olarak yaratamaz mı? Aklı olan her insan bütün evreni yaratan sonsuz güç ve kudret sahibi olan bir Allah’ın kendisi için çocuk edinmeyeceğini anlayamaz mı? Aynı şekilde Yahudiler’de Üzeyir Allah’ın oğludur demiştiler.

Yada Hz. İsa’nın mucizeleri olduğunu söyleyen Hristiyanlar Hz. Muhammed’in mucizelerini neden kabul etmezler. Hz. İsa’nın mucizelerini gördüler de Hz. Muhammed’in mucizelerini görmediler mi? Tam aksine Hz. Muhammed’in mucizesi olan Kuran aramızdadır. Kuran’ın en büyük iddiası ise Kuran’ı yalan sayanların onun benzeri olan bir sure getirmeleri yönündedir. Aradan 1500 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen neden Kuran’ın bu meydan okumasına hiçbir dinden birileri çıkıpta cevap veremiyor. Diğer dinlerin İslam dini gibi bir iddiası var mı? 

Sonuç olarak diğer dinlerin kendi peygamberlerini kabul etme nedenleri ile İslam peygamberi Hz. Muhammed’i kabul etmeme nedenleri akla mantığa uymaz. Yani çifte standart uygulayarak Hz. İsa yada Hz. Musa’yı kabul ederler ama aynı kriterlerle Hz. Muhammed’i kabul etmezler.

Diğer yönden ise hangi dinin hak olduğunu öğrenmek isteyen birisi bütün dinleri ve bu dinleri kutsal kitaplarını okuyup araştırmalıdır. Bu araştırmasının neticesinde akıl insana en doğru yolu gösterecektir. Akıl insana her zaman doğruyu ve insanı saadete ulaştıracak fiilleri yapmayı emreder. Bütün bu doğrular ve gidilecek yol ise akıl mantık çerçevesinde, en iyi ve kusursuz bir şekilde Kuran’da zikredilmiştir. İncil’i okuyan bir insan ile Kuran’ı okuyan bir insan aradı farkı çok rahatlıkla anlayabilir. Kuran’ın ne kadar mükemmel ve kusursuz olduğunu anlayabilir. Öğretileri, hayatı düzenlemesi, insanı doğruya yönlendirmesi, yaşantısını düzene koyması ve ebedi saadeti sunması açısından hiçbir kusur bulunamaz.

Bir dini tanımak için onu dini yaşayan insanlara bakmak çok yanlıştır. Yani İslam dinini tanımak isteyen birisi müslümanlara bakarak yada Hristiyanlığı tanımak isteyen birisi Hristiyanlara bakarak o dini tanıma yoluna gitmemeleridir. Belki din kusursuzdur ancak onu yaşayanlar kusurlu olduğu için yanlış tanıyabilir. Bu yüzden o dinin öğretilerini ve kutsal kitabını incelemelidir. Eğer bu şekilde insanlar dinleri tanıma yoluna giderler akılları ve mantıkları onları İslam dinini işaret edecektir. Zaten Kuran’da Allah Teala bizlere sürekli “akıl etmez misiniz” diye düşünmeye sevkeder. Allah’ın sunmuş olduğu delilleri biraz düşünen akıl sahipleri fazlasıyla ibretleri görecektir ve aklı ile doğruyu bulacaktır.

Ayrıca Kuran’da bir çok mucize de yer almaktadır. Gelecekten haberler vermesi, bilimsel dediller sunması ve eşsiz bir edebi eser olması yönüyle de kusursuz bir dinin kusursuz kitabının da nasıl olması gerektiğini bizlere göstermektedir.